Türk edebiyatının en özel arşivlerinden biri artık dijital ortamda okurla buluşuyor. Nâzım Hikmet’in eşi Hatice Piraye Altınoğlu’na ait kişisel arşiv, “Piraye Koleksiyonu” adı altında dijitalleştirilerek erişime açıldı. Koleksiyon, şairin Piraye’ye yazdığı 600’e yakın mektubun yanı sıra, onun iç dünyasını yansıtan defterleri, resim ve el işlerini, hatta kişisel kütüphanesinden eserleri de içeriyor.
Mektupların kendisi kadar, bugüne ulaşma hikâyesi de dikkat çekici. Piraye Altınoğlu hayattayken bu mektupların yayımlanmasına sıcak bakmamış; söz konusu 600’e yakın mektup ancak onun vefatından yıllar sonra, 1998’de gün yüzüne çıkabilmiş. Aradan geçen zaman, mektupları yalnızca bir aşk yazışması olmaktan çıkarıp dönemin toplumsal ve edebi atmosferine tanıklık eden bir belge hâline getirmiş.
Koleksiyonda yer alan ilginç detaylar arasında, kayışına “Piraye” adı kazınmış bir kol saati ile Mısır sinemasının ilk filmlerinden kesitler de bulunuyor. Bu tür kişisel eşyalar, mektupların arkasındaki gündelik hayatı da görünür kılarak koleksiyona ayrı bir duygusal katman ekliyor.
Dijitalleştirme çalışması, koleksiyonun sahipleri olan aile üyelerinin izniyle, alanında uzman bir çalışma grubunun emeğiyle hayata geçirildi. Böylece uzun yıllar özel arşivlerde kalan bu belgeler, araştırmacıların ve okurların erişimine açılmış oldu.
Piraye Koleksiyonu’nun dijital ortama taşınması, yalnızca Nâzım Hikmet araştırmaları için değil, dönemin kültürel ve toplumsal hayatını anlamak isteyenler için de önemli bir kaynak niteliği taşıyor. Bir şairin en mahrem yazışmalarının kamuya açılması, edebiyat tarihine dair yeni okumaların da önünü açıyor.